Metin Abi, Halis Karataş ve Şampiyon

Çocukluğuma dair en güzel anılarımdan biridir Gazeteci Metin Abi. İlçenin tek gazete bayisi, Beşiktaşlı. Her tatil günü sabah erken saatlerde dükkanın önüne giderdim Metin Abi’ye yardım etmek için. Bazen çok erken giderdim henüz gazeteler gelmemiş olurdu. Birlikte giderdik otogara. Metin Abi’nin minibüsü ile getirir, özenle taşırdım raflara, en çok satılandan en az satılana doğru sırayla dizerdi gazeteleri. Bana da bir spor gazetesi hediye ederdi kimi zaman. Elimdeki tüm parayla mümkün olduğunca çok sayıda gazete almaya çalışırdım. Ne kadar çok gazete alırsam o kadar çok mutlu olurdum, çünkü evde oynayacağım oyun için çok sayıda gazete gerekliydi. O zamanlar, sabah haberlerinde günün gazete manşetleri okunur ve bu benim çok hoşuma giderdi. Ben de aynısını evde kendi başıma yapardım. Aldığım bütün gazeteleri halıya serer, önce hepsinin manşetlerini, sonra detaylarını en son da spor sayfalarını okurdum o haber programlarını sunuyormuşçasına… Gazeteleri okumayı bitirdikten sonra oyunun ikinci bölümü başlardı. Fanatik ve Fotomaç’ın verdiği at yarışı bültenlerini incelemeye koyulurdum. İncelemekten kastım, atların yanında 100’den başlayan puanlar olurdu onlara bakardım. Bir de yanındaki jokey ismine. Çünkü “H. Karataş” varsa O kazanıyordu genelde. Atın puanı 100 olmasa da ben onu işaretlerdim kendi kurduğum ganyan bayimde. At yarışı izlemeyi çok seviyordum, özellikle yarışı anlatan abinin son düzlükte yaşattığı heyecan, en dış kulvardan atağa kalkanlar, fotofinişle biten yarışlar… Hepsi ayrı birer mutluluktu benim için. 🙂

Halis Karataş ve Bold Pilot’un hayatını konu edinen “Bizim İçin Şampiyon” ya da kısaltılmış adı ile “Şampiyon” filmini gördüğümde çocukluğumda çok sevdiğim at yarışlarının heyecanı ile filme gitmeyi çok istemiştim. Halis Karataş’ı çocukluğumdan tanıyordum, Bold Pilot’u ise ölümünde haber olması ile tanımıştım. Hikayelerine dair bir bilgim yoktu. Çocukluğumun yenilmezi Halis Karataş’ı izlemek yeterliydi benim için. Bugün, biraz geç de olsa sonunda izleyebildim Şampiyon’u. Bir film nasıl spoiler verilmeden anlatılır bilmiyorum ama izlediğim en iyi filmlerden biriydi sanırım. Baştan sona samimiyet ve umut dolu, yer yer gülümseten, sıkça ağlatan ve bunu dram ile değil, mutlulukla, sevgiyle yapabilen sımsıcak bir uyarlamaydı. Böyle iyi hissettiren şeyler hiç bitmesin istiyorum ya da bittikten sonra hemen tekrar başlasın. Gece gece biraz film, biraz da anı yazmak istedim sanırım. Kapanışı filmden bir replikle yapayım: “Şampiyon olmak bir gün kaybedeceğini bile bile koşmaya devam etmektir.”

Leave a Comment.