Bir takım değişiklikler söz konusu

Üniversiteden mezun olalı beş, iş hayatına atılalı altı sene oldu. Mezuniyete kadar geçen hayatımda hep bir hedefe ulaşma amacım vardı. Liseyi kazan, üniversiteyi kazan, mezun ol, iş bul… Hiçbirine itiraz etmeden -başka alternatifim olmadığından- bütün adımları tamamladım. Mezuniyetten sonra, teslim etmek zorunda olduğum projeler/ödevler, çalışmak zorunda olduğum sınavlar ve bitirmek zorunda olduğum bir okul kalmayınca bir an vadedilen hayata ulaştığımı sandım, öyle değilmiş… 🙂

Hayatımın ilk bölümüne “İyi bir lise iyi bir üniversite demektir, iyi bir üniversite iyi bir iş, iyi bir iş de iyi bir yaşam demektir.” düşüncesi hakimdi. Gösterilen, öğretilen, hedeflenen ne varsa o yönde çalıştım. Öğrenmek, düşünmek, hayal kurmak yerine “çalış, ezberle, başar” stratejisini benimsedim elimde olmadan… Görece başarılı da oldum. Başka bir path’ten ilerlesem çok farklı bir konumda olur muydum, yoksa buralara bile gelemez miydim bilmiyorum

Hayatımın ikinci bölümünde, işe başladıktan sonraki zaman diliminde, hem kendi paramı kazanmaya başlamış olmam hem de yaptığım işlerin birileri tarafından kullanılıyor olması temel motivasyonumdu. Sürekli kendimi geliştirmeye çalıştım. Bir taraftan mesleki yetkinlikler için teknolojinin içinde kalmaya çalışırken diğer taraftan iş hayatının stresini dengelemek için sevdiğim aktiviteler oluşturdum. Önceki zamanlardan farklı olan, artık tamamlamam gereken adımlar yoktu. Ne yöne gitmek istersem o tarafa gidiyordum ve en önemlisi para kazanıyordum. Hayatta yapabileceğim tek mesleği, severek yapıyordum.

Yaptığım işi, çalıştığım kurumu halen çok seviyorum. Halen iyi vakit geçirmeye, kendimi geliştirmeye çalışıyorum ama geldiğim noktada, özellikle son bir yılda, “hayatımın geri kalanı hep bu şekilde mi geçecek?” sorusunu sık sık sorar oldum. Ulaşmaya çalıştığım hedefi tam kestiremiyorum sanırım. Hatta hiç kestiremiyorum. Ne zaman bu konuyu birileri ile konuşmaya başlasam ya çok şikayet eden konumda oluyorum ya da aynı şeylerden şikayet eden ama çözüm üretemeyen muhabbetler içerisinde kalıyorum. İçinde bulunduğum duruma isyan etmiyorum, daha zor durumda hayatını sürdüren insanlar olduğunun farkındayım sadece hayatımı ve mümkünse başkalarının hayatlarını iyileştirmek istiyorum.

Hayatımda ne tür major değişiklikler yapabileceğimden emin değilim. Bu yüzden bir ara geçiş dönemi oluşturmaya karar verdim. Bir nevi “Mert v3-beta” 🙂 İlk iş olarak 2011’de bir hevesle açtığım blog geldi aklıma. Eski yazıları yedekleyip sildim. Teknolojik motivasyonum için Google Cloud’a taşındım. İleride yapmayı planladığım teknik paylaşımlar için de eski hesabımı kapatıp, yeni bir Github profili oluşturdum. Sosyal medya hesaplarımı düzenledim. Zaten Twitter hariç, herbirini kendimce konsepte uygun kullanmaya çalışıyordum. Twitter’da takip ettiklerim listesini düzenliyorum. Sadece Beşiktaş tivitleri atmayacağım artık…

Özetle, mesleki tecrübelerimin çıktılarını ve keyif aldığım ya da canımı sıkan şeyleri buraya yazmaya karar verdim. Yazılı iletişim, sözlü iletişime göre daha kolay geliyor. Şimdilik bu kadar. 🙂

Leave a Comment.