Bir takım değişiklikler söz konusu #2

Muhtemelen birçok insanın yaşadığı gibi, ben de her tatil dönüşünde normal hayata alışmakta zorlanıyordum. Bu sene bu süreç biraz uzadı. Tatilden önce kendi kendime sıkça sorduğum, tatilin etkisiyle bir süre aklımdan çıkan, “ne yapıyorum ve tam olarak ne kadar böyle devam edeceğim?” gibi soruların cevabını tatil dönüşünde de bulamamdan kaynaklanan depresif bir ruh haline büründüm. Dünyadaki amacımı, konumumu tam olarak kavrayamıyordum. Hayat, kaotik bir şehirde tamamlamak zorunda olduğum zorunluluklar silsilesiymiş gibi bir algım vardı ve galiba insanlar dünyanın zaten böyle bir yer olduğunun doğallığını kabul etmişti. Kimse kimsenin farkında değil, kimse hayatın farkında değil hatta kimse kendinin farkında değil gibi gelmeye başlamıştı…

Çevremdeki -doğru ya da yanlış- hissettiğim bu kayıtsızlık, maruz kaldığım zorunluluklarla birlikte zihnimi yormaya başlamıştı. Tutkularımın kölesi olmak istemiyordum; sadece biraz daha basit yaşamak, iyi anlar biriktirmek istiyordum. Evet, mutlak mutluluk mümkün değildi belki ama mutlak iyi mümkündü bence ve gördüğüm, hissettiğim kadarıyla biraz uzaktı… 

Hayal ettiğim dünya ile gerçek dünya arasında belirgin bir fark oluşmuştu. Yapmak zorunda kaldığım hiçbir şeye, etik ve ahlak sınırların dışında kaldığını hissettiğim en küçük olaylara tahammül edemiyordum. Zaman geçtikçe bunaldım, bunaldıkça da kendimden uzaklaştım. Önce kitap okumayı bıraktım, sonra müzik dinlemeyi, sonra da hobi olarak çalıştığım projelere ara verdim. Kendi başıma yapmaktan keyif aldığım etkinliklerin hiçbirini yapmak içimden gelmiyordu.

Uzunca bir süreyi bu düşüncelerle geçirdikten sonra, etrafımdaki insanlara anlatmaya başladım. Şu an düşününce, kime ne anlattığımı anımsayamıyorum. Zihnimdeki bu ağırlıklardan kurtulmak, belki de benzer kaygıları taşıyan insanları bulabilmek maksadıyla; anlaşılamamak veya yanlış anlaşılmak korkusunu bir kenara bırakıp herkese bir şeyler anlatmayı denedim. Anlattıkça çözülecekmiş gibi bir umut ile sonsuza kadar böyle sürecekmiş gibi bir mutsuzluk, bir aidiyetsizlik hissi… Çok uzun zamandır bu aidiyetsizlik hissini yaşıyordum, kendimi bir gruba ait hissetmiyordum…

Birçok kişi, değiştiremeyeceğim şeyler üzerine düşünmenin sadece mutsuzluk ve kaygı getireceğini öğütlemişti. Bunun ben de farkındaydım, eskiden birey olarak kendimi soyutlayabiliyordum ama bu düşüncelerden sonra hayata karşı motivasyonumu kaybetmiştim. Sanırım bir rol modele ihtiyacım vardı. Özgür Demirtaş’tan finans dersi alabileceğimi öğrendiğimde, finans ve ekonomi üzerine öğrenebileceklerim ya da popüler biri ile tanışabilme ihtimalinden çok, hayatımdaki bu rol model eksikliğini kapatacağını düşündüm. Düşündüğümden de fazlasını buldum. Özgür Hoca’nın enerjisi, hayata dair motivasyonumu yeniden kazanmamda, ufkumun genişlemesinde çok yardımcı oldu.

Eğer başarabilirsem Özgür Hoca’ya dair düşüncelerimi ve hislerimi ayrı bir yazı olarak yazmaya çalışacağım. Bu yazıya dersin ana konusu olan finans ve ekonomi dışında kalan konularda, kendimce çıkardığım cevapları ve hayatımda bundan sonra en azından orta vadede izleyebileceğim rotayı not düşmek istiyorum. Buraya yazmak ayrı bir motivasyon kaynağı sağlıyor. Önceki yazıda “Mert v3-beta” demiştim, her ne kadar biraz şaka konusu olsa da bu yazıya da “Mert v3.0.0-rc” versiyonu diyerek bitireyim. 🙂


Sürüm Notları


  • Başka bir zamanda, başka bir yerde doğmuş olsaydım belki dünyanın buhranlarından arındırılmış daha sade bir hayat yaşayabilirdim ama bu zamana doğmuşum ve yapabileceğim en iyi şey kendime yatırım yapmak. Maruz kaldığım zorunluluklardan kişisel olarak en üst düzeyde fayda sağlayabilirim.
  • Moralimi bozan, hatalı veya eksik olduğunu düşündüğüm konularda kendimi daha rahat ifade edebilmeliyim. Gerektiğinde uzaklaşabilmeliyim.
  • Olayları anlayabilme kabiliyetimi geliştirmek, ufkumu genişletmek için dünya tarihine iz bırakmış kişilerin hayatlarını ve felsefi akımları okuyabilirim.
  • Öğrenmek ve anlamak konusunda kendimi başarılı buluyorum ama anlatmak konusunda, özellikle kalabalık sunumlarda sıkça bocaladığım oluyor. Daha fazla üstüne gidebilirim.
  • Mesleğim ya da hobilerim ile ilgili öğrendiklerimi daha sık paylaşabilirim.
  • Sağlık ve zaman sahip olabileceğim en kıymetli şeyler. Sağlığın kıymetini bilmeli, zamanın optimizasyonunu yapabilmeliyim.
  • BUG: Nasıl çözeceğimi bilmediğim dil sorununu bir şekilde halletmeliyim. Orta vadede, dili teknik anlamda kullanmanın yanında sosyal hayatta da kullanabilecek seviyeye gelmeliyim. Hedefim çevirisi kötü olan bir romanın İngilizce versiyonu ile Türkçe versiyonunu karşılaştırabilir hale gelmek.

Leave a Comment.